26 Ocak Pazartesi 2026

Suudi Arabistan Orta Doğu’nun Güvenlik Dengesini Değiştirebilir

spot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

Suudi Arabistan, son dönemde yürüttüğü çok uluslu savunma anlaşmaları görüşmeleriyle sadece askeri kapasitesini değil, Orta Doğu’nun güvenlik haritasını da yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Riyad’ın Somali, Mısır ve Türkiye ile savunma iş birliği adımları, bölgesel güç dengeleri üzerinde stratejik bir dönüm noktası oluşturabilir.

Riyad, Yeni Savunma Paktları İçin Girişimlerde

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Farhan, 2026 Dünya Ekonomik Forumu’nda muhataplarıyla yaptığı görüşmelerde, yalnızca ekonomik ve siyasi konuları değil, aynı zamanda kapsamlı savunma anlaşmaları konusunu da masaya yatırdı. Bakanlık kaynaklarına göre Riyad:

Mısır’la yeni bir savunma paktı üzerinde görüşüyor,

Somali ile askeri ve güvenlik iş birliğini güçlendirmeyi planlıyor,

Ve hatta Türkiye’yi mevcut Pakistan-Suudi Arabistan savunma anlaşmasına dâhil etme olasılığını değerlendiriyor.

Bu adımlar, Suudi Arabistan’ı sadece Körfez güvenliğinde değil, aynı zamanda Akdeniz’den Hint Okyanusu’na uzanan daha geniş bir güvenlik koridorunda stratejik bir aktör haline getirebilir.

“İslami NATO” Tanımlaması Net Bir Model mi?

Medya ve analizlerde yeni ittifaklar için bazen “İslami NATO” ifadesi kullanılıyor. Ancak uzmanlar, böyle bir yapının NATO gibi katı bir kolektif savunma mekanizması olmayacağını; bunun yerine bir dizi stratejik iş birliğini ve daha esnek güvenlik koordinasyonlarını temsil edeceğini vurguluyor.

Bir strateji analistine göre:

“Bu ittifaklar sembolik olmaktan çok öteye geçebilir ama tamamen Batı modeline benzemeyecek. Amacı teknoloji transferi ve bölgesel özerklik.”

ABD Güvenlik Çatısı Altından Çıkış Sinyalleri

Suudi Arabistan’ın bu yeni paktları ABD güvenlik garantilerine alternatif olarak gördüğünü de ortaya koyuyor. Özellikle Washington’un son yıllarda Orta Doğu’daki müdahale stratejisinde daha temkinli bir çizgi izlemesi, Riyad’ın kendine daha fazla güvenlik otonomisi aramasına yol açtı.

Bu durum, ABD-Suudi savunma ilişkilerinin yeniden tanımlanmasına ve bölgesel güçlerin kendi aralarındaki askeri denklemlerin yükselmesine neden olabilir.
Yeni Bölgesel Denge

Yeni savunma anlaşmaları, Sahra Altı Afrika’ya açılan stratejik Bab el-Mandeb Boğazı gibi deniz ticaret yollarının güvenliğini etkilerken, aynı zamanda Suudi Arabistan’ın şu konularda daha fazla söz sahibi olmasını sağlayabilir:

Çatışma bölgelerinde lojistik avantaj,

Silah ve teknoloji ortak üretimi,

Karşılıklı istihbarat paylaşımı,

Askeri eğitim ve operasyonel koordinasyon.

Analistler, bu adımların Orta Doğu’nun mevcut güvenlik mimarisini yeniden şekillendirebileceğini ve bölgedeki askeri ilişkilerin daha çok çok taraflı stratejik pazarlıklara dönüştüğünü belirtiyor.

En Son Haberler
- Reklam -spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
- Reklam -spot_imgspot_imgspot_imgspot_img