ABD–Suudi Arabistan savunma gerilimi yeniden yükseldi. Middle East Eye’ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre; Beyaz Saray, Suudi Arabistan’ın Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN programına ilgisi nedeniyle Riyad’a uyarı niteliğinde mesajlar iletti.
Habere göre ABD’li bir yetkili, Suudi tarafına şu sorunun yöneltildiğini aktardı:
“ABD’nin karşılamadığını düşündüğünüz hangi ihtiyacınız var da KAAN için Türkiye’ye gitmeniz gerekiyor?”

Washington’un Çifte Baskısı: KAAN ve JF-17
Kaynaklar, Washington’un baskısının yalnızca KAAN ile sınırlı olmadığını belirtiyor. ABD’nin, Riyad’ın gündeminde olduğu iddia edilen Pakistan-Çin ortak yapımı JF-17 savaş uçağı için de devreye girdiği ifade ediliyor. Buna göre:
- Suudi Arabistan, JF-17 satın almayacağını Beyaz Saray’a bildirdi.
- Ancak KAAN programına katılımdan vazgeçildiğine dair ABD’ye herhangi bir işaret ya da güvence verilmedi.
Riyad’dan Sert Yanıt: “Baskı Ters Tepebilir”
Haberde, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a yakınlığıyla bilinen analist Hişam el-Gannam’ın değerlendirmelerine de yer veriliyor. El-Gannam, ABD’nin artan baskısının ters etki doğurabileceğini savunarak, Suudi Arabistan’ın savunmada özerklik arayışını hızlandırabileceğine dikkat çekti.
KAAN’ın Cazibesi
KAAN, 5. nesil özellikleri, ağ-merkezli harp kabiliyeti ve gelecekteki modernizasyon potansiyeliyle Riyad için uzun vadeli bir seçenek olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin savunma sanayiinde son yıllarda yakaladığı ivme ve ortak üretim/esnek iş birliği modelleri de Suudi Arabistan açısından çekim unsuru oluşturuyor.

Savunmada Sınırlama
White House’un mesajları, Washington’un Orta Doğu’daki müttefiklerinin ABD dışı tedarik kanallarına yönelmesini sınırlama çabasını ortaya koyuyor. Ancak Riyad’ın KAAN konusunda geri adım atmaması, Suudi Arabistan’ın savunma politikalarında tek merkezli bağımlılıktan uzaklaşma iradesini koruduğunu gösteriyor. Bu başlık, önümüzdeki dönemde Ankara-Riyad-Washington üçgeninde daha yoğun diplomatik ve askeri tartışmalara sahne olmaya aday görünüyor.






