27 Ağustos 2025’te, ABD Donanması’na ait bir P-8 Poseidon uçağı Karadeniz üzerinde görev yaparken Rus pilotlar tarafından önleme tabi tutuldu. Rus Hava Kuvvetleri pilotunun Telegram’daki Fighterbomber kanalında paylaştığı görüntüler, uçağın AN/APS-154 Gelişmiş Hava Sensörünün görev sırasında ilk kez açıldığını gösterdi. Olay, bölgede gözetim üstünlüğü mücadelesinin giderek arttığını gözler önüne seriyor. NATO’nun Kırım çevresindeki istihbarat uçuşları yoğunlaşırken, bu tür karşılaşmalar modern deniz rekabetinde hava sensörlerinin stratejik önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Görüntüler, AN/APS-154 Gelişmiş Hava Sensörünün aktif olarak kullanımını nadir şekilde göstererek, sistemin dünyanın en hassas deniz alanlarından birinde operasyonel olarak konuşlandırıldığını doğruluyor.
Boeing P-8A Poseidon, ABD Donanması’nın çok amaçlı deniz devriye uçağı olarak görev yapıyor ve denizaltı karşıtı savaş, yüzey hedefleri karşıtı görevler ile istihbarat, gözetim ve keşif (ISR) operasyonlarına odaklanıyor. 27 Ağustos’taki görev, İtalya’daki Sigonella Deniz Üssü’nden kalktı ve Bulgaristan’ın Varna kentinden Rusya’nın Soçi kentine uzanan uzun bir güzergahı izledi. Uçak Rus hava sahasına girmeden, Kırım çevresindeki askeri faaliyetleri yakından takip etti ve yaklaşık dört saat süren görev sonrası Sicilya’ya geri döndü.
Rus pilotun paylaştığı görüntülerin odak noktası, Raytheon tarafından geliştirilmiş ve P-3C Orion’lara takılmış AN/APS-149 Littoral Surveillance Radar System’ın yerini alan kano biçimli AN/APS-154 sensörü oldu. APS-154, aktif elektron taramalı dizi (AESA) teknolojisi sayesinde sentetik açıklıklı radar görüntüleme, kara hedef tespiti ve küçük deniz araçlarının izlenmesi gibi yetenekler sunuyor. Kıyı altyapısını haritalama, füze konuşlandırmalarını izleme ve sahil bölgelerindeki gizli faaliyetleri tespit etme kapasitesi, onu ABD Donanması’nın en hassas istihbarat araçlarından biri yapıyor.
Poseidon’un Karadeniz’deki operasyonları, Rusya’nın 2014’te Kırım’ı ilhak etmesinden ve Ukrayna’daki savaşın tırmanmasından bu yana yoğunlaştı. P-8 uçuşları, NATO eskortlarıyla zaman zaman destekleniyor ve Rusya’nın Karadeniz Filosu, füze testleri ve kara birlik hareketlerini izlemek için kritik istihbarat sağlıyor. Çoğu görev müdahalesiz geçse de, Su-30 Flanker uçaklarıyla yapılan Rus önlemleri, Moskova’nın NATO gözetim faaliyetlerini sorguladığını gösteriyor.
APS-154 sensörü, P-8’i özel elektronik istihbarat uçaklarına yakın yeteneklerle donatıyor ve deniz devriyesi ile anti-denizaltı görevlerini birleştirerek operasyonel esnekliği artırıyor. Bu entegrasyon, verilerin müttefik sistemlerle hızlı paylaşımına imkan tanıyor.
Stratejik olarak, APS-154’ün Karadeniz’de konuşlandırılması, Washington’un Rus karşı önlemlerine rağmen gözetim üstünlüğünü sürdürme kararlılığını gösteriyor. Görev sırasında NATO savaş uçaklarının görünmemesi, ya tırmanmayı sınırlama amacıyla taktik bir karar ya da Poseidon’un tek başına operasyon yapabilme yeteneğine duyulan güveni yansıtıyor. Rusya açısından ise videonun kamuya açık paylaşımı hem propaganda hem de uyarı niteliği taşıyor.
Bu olay, NATO ile Rusya arasındaki istihbarat mücadelesinin derinleştiğini ve modern gözetim teknolojilerinin Karadeniz’deki güç dengesi üzerindeki belirleyici rolünü bir kez daha ortaya koyuyor.