29 Ağustos Cuma 2025

Savunma ve Enerjide Tam Bağımsızlık Yolculuğu

spot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

Türkiye, uzun yıllar boyunca savunma ve enerji sektörlerinde dışa bağımlılığın yükünü taşıdı. İthal silahlar, dışarıdan temin edilen mühimmat ve enerji için ödenen milyarlarca dolar, ülkenin ekonomik ve stratejik yükünü artırıyordu. Ancak Turgut Özal döneminde atılan adımlar, Türkiye’yi kendi ayakları üzerinde durabilecek bir ülke hâline getirme sürecini başlattı.

1980’lerde Özal ve Anavatan Partisi, savunma ve enerji alanlarında yerli üretim vizyonunu hayata geçirdi. ASELSAN (1975), HAVELSAN (1982) ve ROKETSAN (1988) gibi kurumlar bu dönemde temellerini attı. İlk yenilenebilir enerji yatırımları ve yerli mühimmat, radar, füze ve yazılım üretimi bu dönemde gündeme geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğiyle bu temeller güçlendi ve Türkiye’nin bağımsızlık hamleleri uluslararası ölçekte örnek gösterildi. Savunma sanayii bütçesi 2002’de 5,5 milyar dolar iken bugün 80 milyar doları aştı. İHA ve SİHA teknolojilerinde elde edilen başarılarla Bayraktar TB2, 30’dan fazla ülkeye ihraç edildi ve 3 milyar doları aşan gelir sağladı.

F-35 ambargosu, Milli Muharip Uçak KAAN projesinin doğmasına yol açtı; KAAN, 5. nesil savaş uçağı üretebilen 5 ülkeden biri olmamızı sağlayacak. Ambargolar Türkiye’yi yıldırmak yerine geliştirdi; savunma sanayiinde dışa bağımlılık yüzde 80’ten yüzde 20’ye indi. TCG Anadolu uçak gemisi ve yeni tersaneler, Erdoğan döneminde denize indirilen ve inşa edilen kritik projeler arasında yer aldı.

Türkiye, artık yalnızca tüketen değil, teknoloji üreten ve stratejik bağımsızlığını güçlendiren bir ülke konumunda.

spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
En Son Haberler
- Reklam -spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
- Reklam -spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
Diğer Haberler

Leave a Reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz