1 Aralık Pazartesi 2025

Ukrayna’nın FPV Saldırısı Rus Osa-AKM Hava Savunma Sistemindeki Cephe Zafiyetlerini Ortaya Koydu

spot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı 413. “Raid” Alayı tarafından paylaşılan yeni görüntüler, bir FPV kamikaze dronunun cephe hattında konuşlu Rus yapımı Osa-AKM kısa menzilli hava savunma sistemini imha ettiğini gösteriyor. Bu saldırı, düşük maliyetli insansız sistemlerin, Sovyet döneminden kalma ve uzun yıllar Rusya’nın yakın hava savunma omurgasını oluşturan sistemleri nasıl etkisiz hâle getirmeye devam ettiğini bir kez daha ortaya koydu.

27 Kasım 2025’te yayımlanan görüntülerde, FPV dronunun Osa-AKM aracının radar bölümüne yavaş ve kontrollü bir yaklaşmayla isabet ettiği görülüyor. Ukrayna kaynakları, bunun tekil bir olay olmadığını, aksine FPV dronların Rus kısa menzilli hava savunma unsurlarında giderek artan oranda tahribat yarattığını vurguluyor. Bu durum, Rusya’nın sıkça öne çıkardığı katmanlı hava savunma anlayışı ile sahadaki gerçeklik arasında belirgin bir boşluk bulunduğunu gösteriyor.

Saldırının hedefi olan 9K33 Osa-AKM, alçaktan uçan uçaklar, helikopterler ve seyir füzesi sınıfı tehditlere karşı birlikleri korumak üzere Sovyetler tarafından geliştirilen hareketli bir hava savunma sistemi. Radar ve füze kontrol bileşenleri tek bir platformda toplanan aracın, normal şartlarda 1,5–10 km menzil içinde iki füzeyi aynı anda bir hedefe yönlendirebilmesi gerekiyor. Ancak günümüzde çok düşük radar kesitine sahip FPV dronlar, arazi maskesi kullanarak ve çok düşük irtifalarda uçtukları için sistemin reaksiyon ve algılama kabiliyetlerini aşmayı başarıyor.

Ukrayna ordusu savaş boyunca çok sayıda Osa-AKM sisteminin FPV dronlar ve keşif İHA’larıyla tespit edilerek vurulduğunu kaydediyor. 413. “Raid” Alayı’nın daha önce de benzer sistemleri imha ettiği biliniyor. Bu son saldırı, Sovyet tasarımlı hava savunma unsurlarının modern dron tehdidine karşı giderek daha savunmasız hale geldiğini doğruluyor.

Taktik açıdan FPV platformlar, geleneksel topçu veya füze saldırılarına göre önemli avantajlar sağlıyor. Operatörler dronu ağaçlık alanlar, yapılar ve kör noktalardan geçerek hedefe radara yakalanmadan yaklaşabiliyor. Radar açık olsa dahi dronun küçük iz bırakması, yavaş uçuşu ve araziden yararlanması nedeniyle Osa-AKM’nin algılama algoritmaları yetersiz kalıyor. Saldırı anında operatör, radar anteni veya sensörler gibi kritik bileşenleri özellikle hedefleyerek düşük maliyetli bir mühimmatla sistemi devre dışı bırakabiliyor. Böyle bir kayıp, Rus hava savunma hattında geçici boşluklar yaratarak Ukrayna’nın daha büyük İHA veya güdümlü mühimmatlarla derinlikteki hedeflere saldırı imkânını genişletiyor.

Uzmanlara göre yaşanan olay, Sovyet dönemi hava savunma sistemlerinin modern, yoğun İHA ortamında neden giderek etkisiz kaldığını bir kez daha öne çıkarıyor. Teorik olarak katmanlı koruma sunması gereken Rus hava savunma doktrini, düşük imzalı dronlara karşı yetersiz tepki süresi, sınırlı radar hassasiyeti ve eksik kısa menzilli anti-drone yetenekleri nedeniyle sahada çökmeye devam ediyor.

Söz konusu Osa-AKM imhası tek başına büyük bir kayıp gibi görünmese de savaşın dinamikleri açısından kritik bir dönüşüme işaret ediyor: düşük maliyetli FPV dronlar, yüksek değerli hava savunma sistemlerini sistematik biçimde devre dışı bırakıyor ve cephe hattında yeni saldırı koridorları açıyor. Etkili karşı-FPV ve karşı-İHA katmanları olmadan eski hava savunma platformlarının modern savaş alanında hayatta kalma olasılığı giderek düşüyor.

En Son Haberler
- Reklam -spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
- Reklam -spot_imgspot_imgspot_imgspot_img