Güney Koreli savunma şirketi Hanwha Aerospace, K9 obüslerinin hedef tespiti, atış koordinasyonu ve atış sonrası hasar değerlendirmesi süreçlerini tek bir dikey iniş-kalkış kabiliyetine sahip (VTOL) insansız hava aracı (İHA) üzerinden yönetebilmesini sağlayan yeni bir kullanım konsepti sundu.
3 Eylül 2026 tarihinde tanıtılan konsept, VTOL İHA’nın doğrudan obüsün atış idare sistemine entegre edilmesine dayanıyor. Bu yapı sayesinde tek bir İHA; hedefleri belirleyip takip edebiliyor, koordinat hesaplaması yapabiliyor, elde ettiği verileri K9 Thunder obüsüne iletebiliyor, atışların etkisini gözlemleyebiliyor ve muharebe hasar değerlendirmesi (BDA) gerçekleştirebiliyor. Sistem, İHA’nın sadece ilk keşif görevini tamamlayıp geri çekilmesi yerine, görev süresince hedef üzerinde havada kalmasını mümkün kılıyor.

Konsept Estonya’daki toplantıda sergilendi
“Dronlar bulur, K9’lar hassas vurur” başlıklı konsept, 2-4 Eylül tarihlerinde Estonya’nın Tartu kentinde düzenlenen 5. K9 Kullanıcı Kulübü toplantısında sunuldu. Etkinliğe Güney Kore, Estonya, Polonya, Norveç, Finlandiya, Romanya ve Avustralya’dan oluşan yedi K9 kullanıcı ülkeyi temsil eden 200’den fazla askerî ve sanayi personeli katıldı. İspanya ve İsveç’ten ise gözlemciler toplantıya iştirak etti.
Army Recognition’ın haberine göre, VTOL İHA’nın entegrasyonu K9’un performansını veya 155 mm mühimmatın etki alanını değiştirmiyor. Konseptin sağladığı temel katkı, keşiften atışa uzanan süreçte geçen zamanın kısaltılması olarak öne çıkıyor.
Görevler tek platformda birleşiyor
Yeni sistem, normal şartlarda keşif birlikleri, İHA operatörleri, topçu mevzi tespit radarları, müşterek gözetleme ve hedef tespit unsurları, atış sonrası keşif ekipleri ve batarya üstü kontrol birimleri arasında paylaştırılan pek çok görevi tek bir platformda topluyor. İHA; hedefi belirliyor, takibini sürdürüyor, koordinatlarını hesaplıyor ve bu bilgileri doğrudan K9’un atış idare sistemine iletiyor. Atış gerçekleştikten sonra da düşüş noktalarını gözlemlemek ve ek atış ihtiyacını değerlendirmek için hedef bölgesinde konumlanmayı sürdürüyor.
Angajman süresinde belirgin kısalma hedefleniyor
Bu yaklaşımın getirdiği potansiyel kazanım, mevcut topçu angajman süreleriyle kıyaslandığında daha somut hale geliyor. Ukrayna’daki çatışmalarda manuel olarak koordine edilen topçu atış görevlerinin bazı durumlarda 15 ila 20 dakika veya daha uzun sürebildiği bildiriliyor; buna karşın dijital ağ bağlantılı süreçlerin uygun koşullarda bu süreyi bir dakikanın altına çekebildiği aktarılıyor. Sürenin 15 dakikadan 60 saniyeye inmesi 840 saniyelik, yani yaklaşık %93,3’lük bir kısalmaya; 20 dakikadan 60 saniyeye inmesi ise 1.140 saniyelik, yani %95’lik bir kısalmaya karşılık geliyor.
Benzer projeler dünyada da gündemde
ABD Ordusu’nun Project Shrike programı da İHA telemetrisi, makine destekli hedef tanıma ve atış düzeltme verilerini birleştirerek ateş talep sürecinin bir bölümünü dakikalar seviyesinden saniyeler seviyesine indiren benzer bir yaklaşım geliştirmiş durumda. Rus keşif-atış sistemlerinin ise daha önce uygun koşullarda yaklaşık 3 dakikalık sürelere ulaştığı belirtiliyor. Bu veriler ışığında, karşı tarafın 15 dakikalık bir sürede, tespit edilen bir topçu sisteminin, elektronik harp aracının veya komuta merkezinin 5 ayrı 3 dakikalık zaman dilimi boyunca konum değiştirebileceği değerlendiriliyor.
