Malezya, geniş deniz yetki alanlarında sürekli gözetleme ve varlık ihtiyacını karşılamak amacıyla Türkiye’den üç ANKA-S İHA ve üç LMS Batch 2 korveti tedarik ediyor. İki ayrı program, hava ve deniz unsurlarını tamamlayıcı bir yapıda buluşturuyor.
Malezya’nın Türk savunma sanayiine yönelik ilgisi, tek bir platform veya kuvvet ihtiyacının ötesine geçiyor. Ülkenin coğrafi yapısı, geniş deniz yetki alanları ve kritik deniz altyapısının korunması, uzun süreli gözetleme ile denizde sürekli varlığı öne çıkarıyor.
Bu ihtiyaca yönelik iki önemli Türk sistemi Malezya envanterine giriyor: TUSAŞ üretimi ANKA-S insansız hava araçları ve STM ana yükleniciliğinde inşa edilen LMS Batch 2 korvetleri.
Üç ANKA-S, Üç Korvet
Malezya, 2023 yılında üç ANKA İHA için yaklaşık 423,8 milyon ringgitlik sözleşme imzaladı. Paket, üç hava aracının yanı sıra yer kontrol istasyonu ve destek hizmetlerini kapsıyor. Malezya için seçilen ANKA-S konfigürasyonunun uydu haberleşme kabiliyeti, geniş deniz alanlarında görüş hattının ötesinde görev yapılabilmesini sağlıyor.
Deniz tarafında ise Malezya Kraliyet Donanması için üç LMS Batch 2 korveti inşa ediliyor. Ada sınıfı tasarım ailesinden geliştirilen gemilere ilişkin programın toplam değeri 536,5 milyon avro seviyesinde. Üç geminin de 2026 içerisinde denize indirilmesiyle program önemli bir aşamayı geride bıraktı. Teslimatların 2027 sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor.
Havada Gözetleme, Denizde Varlık
İki tedarikin ortak noktası Malezya’nın deniz alanı farkındalığı ihtiyacı.
ANKA-S, uzun havada kalış süresi ve uydu bağlantısıyla geniş bölgelerin keşif ve gözetlemesini gerçekleştirebilirken LMS Batch 2 korvetleri aynı sahalarda fiziksel varlık ve gerektiğinde müdahale kabiliyeti sağlıyor.
Dolayısıyla İHA ve korvet tedariklerinin birbirini operasyonel açıdan tamamladığı değerlendirilebilir. Ancak Malezya makamları iki programı resmen tek bir bütünleşik konseptin parçaları olarak tanımlamadığı için bu bağlantı analitik bir değerlendirme olarak ele alınmalı.
Türkiye’nin Avantajı Ne?
Türkiye’nin Malezya pazarındaki önemli avantajlarından biri, hava ve deniz platformlarını aynı savunma sanayii ekosistemi içerisinde sunabilmesi. Ayrıca Ada sınıfı gibi operasyonel geçmişe sahip bir tasarım ailesinin farklı kullanıcı gereksinimlerine uyarlanabilmesi, gemi programında teknik riski azaltan unsurlar arasında değerlendiriliyor.
Malezya Savunma Bakanı Mohamed Khaled Nordin de Türkiye ile savunma iş birliğinin bilgi paylaşımı ve teknoloji alanlarında geliştirilmesi için önemli potansiyel bulunduğunu belirtti.
Bununla birlikte mevcut programların sınırlamaları da bulunuyor. LMS Batch 2 gemileri İstanbul’da inşa ediliyor ve kamuya açıklanmış kapsamlı bir teknoloji transferi bulunmuyor. Ayrıca Malezya’nın farklı ülkelerden tedarik edilmiş sistemlerden oluşan envanteri, lojistik ve bakım açısından ek gereksinimler yaratıyor.
Malezya örneği, Türk savunma sanayiinin ihracatta yalnızca tekil ürün satışıyla değil, farklı kuvvetlerin birbirini tamamlayan operasyonel ihtiyaçlarına çözüm sunabilen geniş ürün portföyüyle rekabet ettiğini gösteriyor.
