NATO, 16–26 Kasım 2025 tarihleri arasında düzenlenen Neptune Strike 25-4 kapsamında ilk kez iki Avrupa uçak gemisini aynı komuta altında birleştirerek deniz hava gücünde yeni bir dönemin kapısını araladı. İngiltere’nin HMS Prince of Wales ve İtalya’nın ITS Cavour uçak gemileri, ittifakın çok katmanlı operasyon yeteneğini test eden yüksek yoğunluklu bir göreve birlikte çıktı.
Avrupa Merkezli Taarruz Gücü Vurgusu
NATO yetkililerinin aktardığına göre iki taşıyıcı görev grubu, NATO komutası altında tek bir harekât yapısı içinde faaliyet gösterdi. İngiliz ve İtalyan gemileri; hava, yüzey ve sualtı unsurlarıyla koordineli şekilde çalışarak ittifakın çok alanlı muharebe kabiliyetini sergiledi. Bu entegrasyon, Avrupa donanmalarının son yıllarda geliştirmeye çalıştığı “ortak taşıyıcı operasyon konsepti”nin en kapsamlı örneği oldu.
HMS Prince of Wales: NATO’nun 2025 Deniz Taarruz Amiral Gemisi
En Büyük 5. Nesil Hava Kanadı Görevde
65.000 tonluk İngiliz uçak gemisi HMS Prince of Wales, tatbikatta bugüne kadar bir İngiliz uçak gemisinde konuşlandırılmış en büyük F-35B hava kanadını taşıdı. İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin 617. Filosu ile Kraliyet Donanması’nın 809. Filosu’na ait F-35B’ler, tatbikat boyunca üs bölgeleri üzerinde eş zamanlı sortiler gerçekleştirdi.
Geminin hava bileşeni ayrıca:
- Merlin HM2 ASW helikopterleri
- Radar gözetleme ve erken uyarı konfigürasyonlu platformlar
- Ortak kara unsurlarıyla yapılan C2 (komuta-kontrol) entegrasyon görevleri
ile desteklendi.
Görev Grubu Unsurları
HMS Prince of Wales’e eşlik eden İngiliz filosu şunlardan oluştu:
- HMS Diamond (Type 45) – Sea Viper hava savunma sistemi
- HMS Portland (Type 23) – Çekili sonar sistemleriyle denizaltı avcılığı
- RFA Tide sınıfı tanker – Uzun süreli açık deniz ikmali
- Astute sınıfı nükleer denizaltı (tahmini) – Derin su istihbaratı ve taarruz kabiliyeti
ITS Cavour: İtalya’nın Beşinci Nesil Uçaklarla İlk Büyük NATO Çıkışı
Harrier ve F-35B Karma Hava Kanadı
27.900 tonluk ITS Cavour, İtalya’nın STOVL uyumlu ana savaş gemisi olarak tatbikatta önemli bir rol oynadı. Cavour üzerinde:
- AV-8B Harrier II’ler
- İlk operasyonel durumdaki F-35B Lightning II jetleri
- NH90 ve EH-101 deniz helikopterleri
görev yaptı. Bu konuşlanma, İtalya’nın 5. nesil uçaklarla ilk kapsamlı NATO taşıyıcı operasyonu olarak kayda geçti.
İtalyan Görev Grubu
Cavour’a eşlik eden unsurlar arasında:
- Andrea Doria sınıfı destroyer – Aster 30 uzun menzilli hava savunması
- FREMM Bergamini sınıfı fırkateyn – Çok amaçlı/ASW görevleri
- Vulcano sınıfı ikmal gemisi – Lojistik destek
- Todaro sınıfı denizaltı (tahmini) – Sualtı caydırıcılığı
yer aldı.
Neptune Strike 25-4: Ortak Avrupa Taşıyıcı Operasyonlarının Dönüm Noktası
Geniş Coğrafyada Eşzamanlı Hava Harekâtı
Tatbikat boyunca iki taşıyıcı:
- Akdeniz
- Bulgaristan ve Romanya eğitim sahaları
- Karadeniz’e erişim bölgeleri
- Adriyatik hattı
üzerinde senkronize uçuşlar icra etti.
F-35B’ler, NATO’nun sahadaki JTAC unsurlarıyla hedefleme çalışmaları yaptı. Aynı zamanda:
- NATO RQ-4D Phoenix İHA’ları
- ABD Hava Kuvvetleri’ne ait B-52 ve B-1B stratejik bombardıman uçakları
- Fransa, Yunanistan ve Norveç’ten gelen helikopter birlikleri
- Erken uyarı ve tanker uçakları
ortak görevlerde yer aldı.
İki Uçak Gemisi Arası Operasyonel Entegrasyon İlk Kez Test Edildi
Cross-Deck Operasyonlar Başarıyla Uygulandı
Tatbikatın en kritik aşaması, iki ülkenin F-35B uçaklarının karşılıklı uçak gemilerine iniş-kalkış yapmasıydı. Bu uygulama, yüksek yoğunluklu çatışma senaryolarında:
- Acil durum inişleri
- Jetlerin platformlar arasında yeniden dağıtılması
- Ortak taarruz operasyonları
için hayati önem taşıyor.
NATO’nun Stratejik Mesajı: Avrupa Artık Taşıyıcı Gücüyle Küresel Oyun Kurucu
Neptune Strike 25-4, NATO’nun artık yalnızca ABD taşıyıcılarına bağımlı olmadığını gösteren sembolik bir eşik oldu. HMS Prince of Wales ve ITS Cavour’un eş zamanlı ve entegre operasyonları:
- Avrupa merkezli bir deniz taarruz mimarisinin olgunlaştığını
- İttifakın çok alanlı harekât kabiliyetini genişlettiğini
- Gelecekte Charles de Gaulle, PANG ve yeni nesil İngiliz gemileriyle daha da güçlenecek bir yapının ortaya çıktığını
ortaya koyuyor.
Avrupa Donanması için bu tatbikat, yüksek yoğunluklu krizlere kendi başına yanıt verebilecek yeni bir deniz gücü vizyonunun pratikteki ilk büyük adımı olarak görülüyor.





