Ankara’da, savunma sanayisinin insan kaynağı ve yetenek yönetimi alanında kritik öneme sahip bir buluşma gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) bünyesindeki Savunma Sanayii Akademi tarafından “Milli Yetkinlik Hamlesi” vizyonuyla düzenlenen ikinci Savunma Sanayii Yetenek Yönetimi Zirvesi, başkentte Sheraton Hotel’de sektör temsilcilerini, kamu ve özel sektör liderlerini bir araya getirdi.
Zirve, savunma sanayisinin geleceğini şekillendirecek insan kaynağının geliştirilmesi, ulusal yeteneklerin stratejik hale getirilmesi ve bilgi temelli bir üretim ekosisteminin güçlendirilmesi hedefleri doğrultusunda önemli gündem maddelerini kapsadı.
Resmî açılış törenine, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve SSB Başkanı Haluk Görgün gibi üst düzey isimler katıldı. Etkinlikte sektörün mevcut durumu ve insan kaynağına ilişkin stratejik öncelikler kapsamlı şekilde ele alındı.
“Büyük Hedefler İçin İnsan Kaynağı”
SSB Başkanı Haluk Görgün, açılış konuşmasında savunma sanayisinin artık donanım üretiminin ötesine geçen bir boyuta taşındığını vurguladı. Görgün, savunma teknolojilerinin hızlı değişim ve gelişim temposu içinde, insan kaynağının sektörün en kritik unsuru haline geldiğini belirtti. Ona göre platformlar ve sistemler zamanla eskirse de, kümülatif mühendislik bilgisi ve kurumsal hafıza, hiçbir dış etken tarafından taklit edilemeyecek stratejik kaynaklardır.
Bu doğrultuda zirvenin ana teması olarak “Yeteneğin Lideri, Liderin Yeteneği” seçildi. Bu tema, sadece slogan olmaktan öte, savunma sanayisinin yetenek arayışını, liderlik gelişimini ve ulusal kapasite oluşturma hedefini bütüncül biçimde ifade ediyor.

Milli Yetkinlik Hamlesi ve Küresel Uyum
Görgün, konuşmasında OECD ve NATO düzeyindeki küresel yetenek yönetimi uygulamalarını da incelediklerini ve Türkiye’nin dinamiklerine göre uyarladıklarını aktardı. Zirvede ortaya konulan vizyonun, sadece bilgi paylaşımıyla sınırlı kalmayıp uluslararası işbirlikleri ve stratejik karar süreçlerini de şekillendirecek bir etki alanı hedeflediğini söyledi.
Özellikle dijital dönüşüm, küresel rekabet ve değişen organizasyon yapılarının insan kaynağına etkileri gibi alanlar, zirvenin kapsamlı tartışma gündeminde yer buldu. Bu sayede savunma sanayisinin sadece teknolojik değil, aynı zamanda insan odaklı bir dönüşüm sürecine girdiği de vurgulandı.
Eğitimden Uygulamaya: Entegre Bir Yetkinlik Modeli
Savunma Sanayii Akademi’nin bir parçası olarak geliştirilen eğitim ve yetkinlik programları ön plana çıkarıldı. Üniversitelerle işbirliği kapsamında oluşturulan ortak ders içerikleri (örneğin “Savunma Sanayii 101–402”) sayesinde, öğrencilerin meslek hayatına adım atmadan önce sektörel kavrayış kazanmaları amaçlanıyor.
Bununla beraber liderlik geliştirme programları, MBA ve yüksek lisans seviyesinde özel eğitim modelleri savunma sanayinin tüm katmanlarını kapsayacak şekilde planlanıyor. Zirvede, bu kapsamda yapılan çalışmaların entegre bir eğitim-uygulama döngüsü oluşturduğu ifade edildi.
Beyin Göçünden Beyin Gücüne
Zirvede ayrıca savunma sanayisine yurtdışından dönen uzmanların sektöre yeniden kazandırılması üzerine kurulan programlar da detaylandırıldı. “Beyin Göçünden Beyin Gücüne” adı verilen girişim ile nitelikli uzmanların Türkiye’ye dönüşü teşvik ediliyor ve bunun sektör için stratejik bir kazanım olduğu vurgulanıyor.





