Türkiye’nin milli hava platformu GÖKBEY helikopteri için Suudi Arabistan ile kritik bir iş birliği anlaşması imzalandı. Türk savunma sanayii açısından önemli bir eşik kabul edilen bu gelişme, iki ülke arasındaki stratejik savunma iş birliğini yeni bir seviyeye taşıyor.
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ), Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı ve Askeri Endüstriler Otoritesi ile GÖKBEY’in üretimine yönelik çerçeve mutabakat protokolünü imzaladı. Anlaşma, helikopterin farklı görev profilleri için ortak üretim ve iş birliği imkanlarını kapsıyor.
Türkiye’nin milli savunma sistemlerinden biri olan GÖKBEY, hem askeri hem de sivil kullanım kapasitesine sahip “genel maksat” sınıfı bir helikopter olarak geliştirilmiş durumda. Bu platformun uluslararası pazarlarda yer almasını hedefleyen anlaşma, Türkiye’nin savunma sanayii ihracatında yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

Stratejik Adım: Ortak Üretim İmkanları
İmzalanan mutabakat protokolü, iki ülke arasında savunma sanayii üretim alanında üst düzey bir iş birliğini resmiyete döküyor. Anlaşma kapsamındaki başlıca hedefler şöyle sıralanıyor:
- Ortak üretim hatlarının kurulması,
- GÖKBEY helikopterinin Suudi Arabistan’daki çeşitli kullanım sahaları için uyarlanması,
- Teknoloji transferi ve yerel yetkinliklerin geliştirilmesi,
- Ortak eğitim ve lojistik desteği programlarının oluşturulması.
Bu tür bir iş birliği, Türkiye’nin savunma sanayi ürünlerinin ihracat kapasitesini artırırken, Suudi Arabistan’ın da kendi savunma üretim altyapısını güçlendirmesine katkı sunacak.
GÖKBEY’in Uluslararası Rolü
GÖKBEY, Türk savunma sanayii tarafından geliştirilmiş, çok görevli bir helikopter platformu olup VIP taşımacılıktan arama-kurtarma, kargo ve personel taşımacılığına kadar geniş bir kullanım alanı buluyor. Helikopter dört mevsim ve değişik iklim koşullarında operasyon yapabilecek şekilde tasarlandı ve TUSAŞ tarafından özgün mühendislik kabiliyetleriyle üretildi.
Bu anlaşma, GÖKBEY’in dünya pazarındaki potansiyelini artırma, Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki küresel marka değerini yükseltme açısından da önem taşıyor. Özellikle Suudi Arabistan gibi büyük bir yatırımcı ve bölgesel savunma aktörüyle kurulan üretim ortaklığı, benzeri projelere zemin hazırlayabilir.






