2019 Mutabakatının Onaylanması Yeniden Gündemde
Türkiye ile Libya’daki dönemin Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında 2019’da imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat, Doğu Akdeniz’deki diplomatik rekabetin önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. SSBülten’in güvenlik kaynaklarına dayandırdığı habere göre Ankara, anlaşmanın Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi tarafından da onaylanması için girişimlerini artırdı.
Bu kapsamda, doğudaki silahlı güçlerin komutan yardımcısı Saddam Hafter’den yeni Meclis Başkanı Es-Salihin Abdul-Nebi nezdinde temaslarda bulunması istendiği öne sürülüyor. Söz konusu iddialar bağımsız kaynaklarca bütünüyle doğrulanmış değil.
Saddam Hafter Üzerinde Karşıt Baskı İddiası
Haberde, Türkiye’nin onay sürecini ilerletmeye yönelik girişimlerine karşı İsrail’in de anlaşmanın kabul edilmesini engellemeye çalıştığı iddia ediliyor. İddiaya göre İsrail, bölgedeki müttefikleriyle birlikte Saddam Hafter’i Ankara’nın taleplerini reddetmesi yönünde etkilemeye çalışıyor. Türkiye’nin ise anlaşmanın ilerlememesi durumunda Hafter ailesine yönelik desteğini yeniden değerlendirebileceği mesajını verdiği ileri sürülüyor.
Bu iddiaların dayanağı olarak Bingazi’deki güvenlik kaynakları gösterilirken, taraflardan konuya ilişkin doğrulanmış kapsamlı bir açıklama bulunmuyor.
Doğu Akdeniz’deki Deniz Yetki Alanları Rekabeti
2019 tarihli mutabakat, Türkiye ile Libya arasında deniz yetki alanlarına ilişkin bir sınır belirlerken Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Mısır ve İsrail’in itirazlarıyla karşılaşıyor. Anlaşmanın Libya’nın doğusundaki parlamento tarafından da onaylanması, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki diplomatik ve hukuki tezlerini destekleyebilir; ancak bölgedeki deniz sınırlarına ilişkin anlaşmazlıkları tek başına sona erdirmeyecektir.
Son yıllarda Ankara ile doğu Libya yönetimi arasında askerî ve diplomatik temasların artması, bu sürecin yalnızca deniz yetki alanlarıyla sınırlı olmadığını da gösteriyor. Önümüzdeki dönemde Libya’daki siyasi dengeler ve bölgesel aktörlerin tutumu, anlaşmanın onay sürecinin seyrini belirleyecek.
