30 Ocak Cuma 2026

Türkiye’den Orta Doğu İçin Birlik Vurgusu: AB Benzeri Bölgesel İttifak Tartışılıyor

spot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

Türkiye, Orta Doğu’da uzun süredir kronikleşen parçalanmış yapıya karşı Avrupa Birliği ölçeğinde bir bölgesel koordinasyon modeli fikrini yeniden gündeme taşıdı. Dış politika kulislerinde yankı uyandıran yaklaşım, egemenlik rekabetleri yerine ortak çıkarlar ve ölçeklenmiş iş birliği temelinde şekilleniyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dan Dikkat Çekici Perspektif

Fidan, Orta Doğu’daki sorunların kaynağının kaynak eksikliği değil, parçalanmışlık ve koordinasyonsuzluk olduğuna işaret ederek, Avrupa Birliği örneğini hatırlattı:

“Ne Türk egemenliği, ne Arap egemenliği, ne farsça egemenliği, ne de başka bir egemenlik… Avrupa Birliği’nin nasıl olduğunu görün. Neden biz olmayalım?”

Koordine Bir Orta Doğu: Küresel Ölçekte Yeni Bir Blok

Diplomatik çevrelerde konuşulan senaryoya göre; Türkiye, Körfez petrol devletleri, İran, Mısır, Irak ve Levant hattını kapsayan koordine bir Orta Doğu yapısı, küresel dengeler açısından ciddi bir ağırlık oluşturabilir.

Böyle bir entegrasyonun ortaya çıkaracağı tablo şu şekilde özetleniyor:

  • 480–500 milyonluk nüfus
  • 6–6,5 trilyon dolar nominal GSYİH
  • Küresel petrol rezervlerinin yaklaşık %40’ı, doğal gazın %30’u
  • Avrupa–Asya–Afrika ticaret yolları üzerinde stratejik kavşak etkisi
  • Körfez merkezli 4–5 trilyon doların üzerinde egemen servet ve devlet sermayesi

Bu ölçek, söz konusu yapıyı yalnızca bölgesel değil, küresel pazarlık gücüne sahip bir aktör hâline getirebilecek potansiyel taşıyor.

Bölgede Ne Değişir?

Bölgesel entegrasyon fikrinin hayata geçmesi durumunda, Orta Doğu’da birçok başlıkta köklü dönüşümler yaşanabileceği değerlendiriliyor:

İstikrar:
Sıfır toplamlı rekabetlerin azalması, vekalet savaşlarının yerini daha öngörülebilir bölgesel çerçevelere bırakması.

Ekonomi:
Entegre pazar yapıları, düşük ticaret sürtüşmesi, büyük ölçekli altyapı ve enerji projeleri.

Güvenlik:
Dış aktörlerin hakemliğine ihtiyaç duymayan, bölge içi kriz yönetim ve çatışma önleme mekanizmaları.

Jeopolitik kaldıraç:
ABD, AB, Çin ve Rusya ile ilişkilerde kolektif müzakere gücü.

Kalkınma:
Sermayenin dışa ihraç edilmek yerine bölge içinde kullanılması; sanayi, teknoloji ve üretim kapasitesinde hızlanma.

“Sorun Kaynak Değil, Parçalanmışlık”

Analistlere göre Orta Doğu’nun bugüne kadar potansiyelini gerçekleştirememesinin temel nedeni; coğrafya, nüfus ya da enerji eksikliği değil, egemenlik merkezli parçalı yapı oldu.
Fidan’ın verdiği mesajın ideolojik değil, pragmatik olduğu; koordinasyonun gücü büyüttüğü, mutlak egemenlik anlayışının ise bu potansiyeli sınırladığı vurgulanıyor.

Arenadan Kural Koyucuya

Bloklar arası rekabetin belirleyici olduğu yeni dünya düzeninde, bu tür bir entegrasyonun Orta Doğu’yu çekişmeli bir mücadele alanından, kuralları şekillendiren bir aktöre dönüştürebileceği değerlendiriliyor. Türkiye’nin bu yöndeki söylemi ise, yalnızca bir dış politika çıkışı değil, bölgesel ölçekli bir vizyon sinyali olarak okunuyor.

En Son Haberler
- Reklam -spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
- Reklam -spot_imgspot_imgspot_imgspot_img