NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupa’nın güvenlik stratejisi tartışmaları sürerken, Birlik’in kendi başına savunma kapasitesi oluşturamayacağını vurguladı. Rutte’nin bu sözleri, Avrupa’da “stratejik özerklik” ve ABD’ye olan bağımlılığı azaltma tartışmalarının yeniden alevlendiği bir dönemde geldi.
Paris ve Brüksel merkezli diplomatik kaynaklara göre Rutte, Avrupa Parlamentosu üyeleriyle yapılan toplantıda, ABD olmadan Avrupa’nın kendini savunmasının mümkün olmadığı mesajını net bir dille verdi. “Eğer Avrupa’nın ya da Avrupa Birliği’nin ABD desteği olmadan savunma kapasitesine sahip olacağını düşünen varsa, hayal kurmaya devam etsin,” diye konuştu.
Rutte, Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırmasının gerekli olduğunu kabul etse de, tüm bu çabaların ABD’nin nükleer caydırıcılığı ve stratejik güvencesi ile desteklenmediği sürece yetersiz kalacağını kaydetti. Ayrıca, Avrupa’nın kendi başına bir nükleer yetenek geliştirmesi gibi seçeneklerin maliyet ve lojistik açıdan ağır sonuçlar doğuracağını belirtti.

Fransa’dan Farklı Görüş ve Avrupa Tartışması
Rutte’nin bu açıklaması, başta Fransa olmak üzere bazı Avrupa aktörleri tarafından eleştirildi. Paris yönetimi, Avrupa’nın savunmasının güçlendirilmesi gerektiğini savunarak, “Avrupalılar kendi güvenliklerini ellerine almak zorunda” yönünde görüş bildirdi. Bu görüş, Avrupa içinde bir savunma kolu oluşturulması fikrini destekliyor.
Diğer güvenlik uzmanları ise NATO içinde güçlü bir transatlantik bağın korunması gerektiğini savunurken, bazı analistler, Avrupa’nın kendi savunma endüstrisini güçlendirmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Ancak bu sürecin, ABD ile olan ortak güvenlik yapısı içinde ilerlemesinin daha gerçekçi olduğu vurgulanıyor.
Arka Plan: Savunma Harcamaları, NATO ve Özerklik
Avrupa ülkeleri, özellikle son yıllarda artan jeopolitik riskler ve ABD’nin NATO’daki rolüyle ilgili belirsizlikler nedeniyle kendi savunma kapasitelerini artırma gerekliliğini tartışıyor. Bu bağlamda, NATO’nun 2025 Lahey Zirvesi’nde savunma harcamalarının GSMH’nin %5’i seviyesine çıkarılması hedefi benimsendi; ancak bu bile ABD’nin askeri ve nükleer katkısını tam anlamıyla ikame etmeye yetmeyecek.
Rutte’nin açıklamaları, Avrupa’nın güvenlik politikasında ABD ile ittifakın sürdürülebilirliğinin önemini yeniden gündeme taşıdı ve “Avrupa stratejik bağımsızlık” tartışmasının ne ölçüde uygulanabilir olduğuna ilişkin sorgulamaları derinleştirdi.






