TOYGUN, KIZILELMA’da Uçuş Testlerine Başladı
ASELSAN’ın yeni nesil hava platformları için geliştirdiği TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi, Türkiye’nin insanlı ve insansız savaş uçağı projelerinde kullanılmak üzere hazırlanıyor. KIZILELMA’ya entegre edilen sistemle uçuş gerçekleştirilirken KAAN için de entegrasyon çalışmaları başlatıldı. Şirketin 2025 yılı faaliyet raporunda, KAAN ile uçuşun 2026 yılında yapılmasının hedeflendiği belirtiliyor.
TOYGUN’un önemi yalnızca görüntüleme sağlamasından kaynaklanmıyor. Sistem, hedeflerin tespit edilmesi ve takip edilmesinin yanı sıra hava ve kara görevlerinde kullanılabilecek elektro-optik veriler üretiyor. Böylece yeni nesil hava araçlarının sensör kabiliyetlerine yerli bir çözüm ekleniyor.
Radar Yayını Yapmadan Hedef Takibi
TOYGUN’un temel özelliklerinden biri, hedefleri kızılötesi görüntüleme üzerinden takip edebilmesi. Aktif radar yayınına ihtiyaç duymadan çalışan bu yapı, uçağın elektromanyetik izini azaltmaya yardımcı oluyor. Özellikle hava savunma sistemlerinin ve düşman sensörlerinin bulunduğu ortamlarda pasif algılama, platformun görev kabiliyeti açısından önem taşıyor.
Sistem, kara hedeflerinin koordinatlarını belirlemek için de farklı navigasyon verilerinden yararlanabiliyor. Dahili GPS, harici ataletsel seyrüsefer sistemi, platformun seyir bilgileri ve ataletsel ölçüm biriminden gelen veriler birlikte değerlendiriliyor. Bu sayede hedefleme sürecinin yalnızca görüntüye değil, konum hesaplamasına da dayanması amaçlanıyor.
Türkiye’nin Düşük Görünürlüklü Platformlarına Yerli Teknoloji
TOYGUN’un KIZILELMA ve KAAN projelerinde değerlendirilmesi, Türkiye’nin gelişmiş hava platformları için kritik alt sistemleri yerli imkânlarla geliştirme hedefinin bir parçası. Bu tür sistemler, platformun düşük radar görünürlüğünü tek başına sağlamasa da pasif algılama ve hedefleme kabiliyetleriyle genel görev performansını destekliyor.
ASELSAN’ın faaliyet raporuna göre TOYGUN’un 2026 yılında seri üretime geçmesi planlanıyor. KAAN üzerindeki entegrasyon ve test sürecinin ilerlemesiyle sistemin iki farklı hava platformunda kullanılması hedefleniyor.
